11. Hukuk Dairesi
2020/3947 E. , 2021/3340 K.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Tüketici Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 03.10.2019 tarih ve 2018/240-2019/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı banka arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davacının kredi kartı kullandığını, davacının bilgisi dışında kredi kartından internet üzerinden harcamalar yapıldığını, davacı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.751.-TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu harcamaların internet üzerinden kredi kart numarası, güvenlik kodu ve kredi kartının son kullanım tarihinin sisteme girilmesi suretiyle gerçekleştirildiğinden, davalı bankanın söz konusu hukuki işlemden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı banka arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davacının kredi kartı kullandığı, davacının kredi kartı bilgileri kullanılmak sureti ile kimliği belirsiz üçüncü bir kişi tarafından internet üzerinden harcama yapıldığı, kredi kartlarının kullanımında ortaya çıkabilecek risklerin paylaşımı konusunda bankaların özel bir sorumluluğunun bulunduğu, davacının kredi kartından yapılan ve 25 Ağustos 2013 tarihli ekstrede görünen harcama bedellerinin davacıya iade edilmesine rağmen, bir önceki 25 Temmuz 2013 tarihli ekstrede görünen harcama tutarlarının davacıya iade edilmemesinin iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gibi, zaman aşımının da söz konusu olmadığı, yapılan işlemlerde davalı bankanın kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 211,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.